Sayfalar

13 Temmuz 2015 Pazartesi

Döndüüüm ^^

Çooook uzuuun bir aradan sonra yine geldiiim ^^

YGS-LYS telaşını atlattım şimdi daha büyük bir sıkıntı var tercih dönemi :(

Tercih için tasiye verebilecek olursa hayır demem:( 
Bilgisayar düşünüyorum, Diyetetik istiyorum, Genetik de kafamı karıştırıyor :)
Herkese soruyorum ne yapayım diye. Biri genetik yaz diyor, biri bilgisayar iyi diyor, BİRİ ODTÜde tutuyorsa jeoloji yaz diyor, biri yaz ücretli tıp baban ödesin diyor :) İşin garip tarafı bana hepsi mantıklı geliyor :( 
Böyle işte karışık durumdayım.
Tavsiye vermek isteyen şehir, bölüm, üniversite falan her türlü açığım haberiniz ola ;) . Yeppudaa'dan da ulaşabilirsiniz, twitter ile de ulaşabilirsiniz :)

Şu sıralar Oce Upon A Time'a devam ediyorum günde 5-10 bölüm izliyorum. Annem de kızıyor "yeter artık! nefret ettim şu diziden bırak artık" diyor :) ama ben yine de izliyorum ;)
Amigrumi'ye başladım. Çoook tatlış bir ayış yapıyoruz annemle. Annem kalın iple yapıyor ben daha ince iple yapıyorum. Onu da ayrı yazıda görürsünüz artık :)  

Bu yaz için çok ciddi planlarım var. Etamin işlemek, çanta dikmek gibi şeyler. Bakalım 2 yılın yorgunluğunu böyle atmaya çalışacağım ^^
K-drama izlemedim bu yaz, yeni dizi önerilerine de açığım artık balıklama atlamak istiyorum dizilerin filmlerin içine :)

Sınav stresi geçer geçmez de yeni kitabımı açtım önüme:

Kitabımızın arka kapak yazısı konusunu anatıyor içinden bir bölümü paylaşıyor.

resim çekmeye üşendiğimden resim ve arka kapak alıntıdır :)
Archer halen ona bakmaya devam ederken aynı yakıcı kızarıklığın boynundan yüzüne kadar yayıldığını gördü. Genç kadın katı bir vakar hissiyle ona bakarak dimdik oturuyordu.
''Elbette soruyorum.''
''Pekala o halde. Senin benden okumanı istediğin o mektupta şeyler vardı...'' ''Kocamın mektubu mu?'' ''Evet.''
''Benim o mektuptan korkacak bir şeyim yok, kesinlikle yok! Tek korktuğum şey, ailemin üzerine, senin ve May'in üzerine bir söz söylenmesi, bir skandal olmasıydı.''
Archer yüzünü ellerine doğru eğerek üzüntüyle yine, ''Aman Tanrım!'' diye inledi.
Bu hayıflanmanın ardından gelen sessizlik, son ve değiştirilemez olan şeylere özgü bir ağırlıkla üstlerine çöktü. Archer'da bu durum, kendi mezar taşının altında ezilmek gibi bir his uyandırıyordu. Geleceğinde yüreğindeki o ağır yükü kaldırabilecek hiçbir şey görmüyordu. Ne yerinden kıpırdadı, ne de gözlerini ellerinden yukarı kaldırdı. Gizli kalan göz yuvarlan, mutlak karanlığa bakmaya devam etti.

1800'lü yıllarda New York sosyetesini anlatıyor. konu hoş akıcı sayılabilecek anlatımda ama kitaptaki yazım hataları resmen insanın gözüne batıyor."ın" yerine "m"nin olması çok itici ve göz yorucu bence. kitabı bitirince son yorumumu da paylaşırım mutlaka :)

Öyle işte sözün özü "ben döndüm"
      Buralardayım sesinizi eksik etmeyin dostlar ^^

25 Nisan 2015 Cumartesi

HEP YAŞIM 19 ^_^

         Uzuuuuuun bi aradan sonra sizlerleyim. Yoğun akıcı bir sınav dönemi yine malum. Ama son yazımla aradaki fark şu ki artık 19 oldum :) 
Yani artık onlu yaşları bitiriyorum. Yani artık büyüdüm. Büyümüşüm. 
       Ama galiba hep genç kalacak olanlardanım çünkü kendimi büyümüş hissetmiyorum ben hala çocuğum. 
       Hala salıncakta sallanıp da kendisini uzay gemisiyle uçuyormuş gibi hisseden o küçük kızım ya da çocuk kitapları okuyarak eğlenebilen, hala sıkılınca ders kitaplarının "o"larının "ö"lerinin "d"lerinin falan içini boyayan, oyuncak dükkanlarını hala masal ülkesi olarak gören hala çizgi film izleyen, karahindiba görünce sekeseke gidip üfffleyen küçük kız. Benim o evet :) 
       Hatırlıyorum da bir zamanlar 10 yaş ne kadar da büyük gelirdi gözüme. 
       Sonra 15 yaş 
Google amca da unutmamış beni :)
       Sonra 18... 
       Ama işte o da bitti 19 oldum ya şaka gibi hala inanamıyorum. 
       Sonuç olarak geçen yıl doğum günümü paylaşamamıştım ama şimdi paylaşıyorum sizinle;
BEN BÜYÜMÜŞÜM!
Tamam rahatladım :)
Hepi börtdey banaaaa!
Alıkııış! 
Kapanış :D

Hadi hep birlikte üfleyelim :)

17 Ekim 2014 Cuma

Bir yaprak daha mı?


Dedemin en çok sevdiği türkü

      Su son 3 yıldır sürekli bir yaprak dökümü yaşıyoruz. 3 yılda 4 koca yaprak ayrıldı asırlık çınarımızdan. Ama en acısı, en dokunanı bu oldu. Beni büyüten o dalyan gibi adam ince parmaklı kocaman ellerini öpe öpe doyamadığım İhtiyar delikanlı ,canım dedem annemin ve benim kahramanımız , bu salı aramızdan ayrıldı.
      5 ay öncesine kadar hala gençlere taş çıkarırdı. Köye gittiğimizde dağ taş gezer hiç yorulmazdı. geride bıraktığı 90 yılda olduğu gibi enerjik ve çevikti. Her yıl kocaman bir bostan eker, bakımını yapar ve öte beri toplardı. Ama son bostana bakmaya toplamaya gücü kalmadı ihtiyar delikanlının. 3 ay öncesinde güçten düşmeye başladı. Görünüşte sadece köyde birazcık üşütmüştü. ama işin rengi öyle değildi. Bir iki gün yattı ama gücü hala yerine gelmeyince tekrar hastane yolu göründü. Asker zamanında tutulduğu zatürre yüzünden eve tekrar gönderilmiş ve annesi tarafından hastalık görünmez kılınmıştı. Yani sadece üzeri örtülmüştü. Bu sene de zaten iyice yaşlanmış ve gücü gitgide azalmakta olan dedemin hastalığı kansere dönüşmüştü. Konduramadım. Kabullenemedim. Ama elden bir şey gelmedi. 
        1 ay evde yattı ama eski enerjik halinden eser yoktu. Sonra solunum sıkıntısı nedeniyle hastaneye yatırmışlar. Ama hiç istemedi hastaneyi hep evine gitmek istedi. Kanserin son evresi dedikleri enfeksiyon akciğerlerine yerleşmişti ve ne yazık ki hiç çıkamadı hastaneden. Ama benim afacan dedemin eli ayağı düzgün durmadı (ki nasıl dursun her yerine serumlar hortumlar takılı) elini attığı serumu, hortumu çekince doktor ve hemşireler elini ve ayaklarını da bağladı. Her gördüğümüzde elimizi sıkı sıkı tutup gidelim demeye çalıştı ama ağzındaki kocaman solunum cihazı konuşmasını engelledi. 
         Hep bir umut bekledim hep bir mucize. 
         Tek bir gün güldürdü yüzümüzü. Solunum cihazını çıkardılar ve hafta başında taburcu etmek için hazırlıklara başladılar. Ama ertesi gün tekrar solunum sıkıntısı yaşayınca o koca hortumu yine ağzına taktılar. 2 sıkıntılı ayda 4 kere kalp krizi geçirdi. ve en sonuncusuna da dayanamadı .
        Annemle hiç konduramıyorduk. Hep "Kalkacak o yataktan. Tabi eskisi gibi olmaz ama yine de başımızda bulunsun" diyorduk. Ama öyle olmadı. 
        Hala inanamıyorum, hala konduramıyorum. Yokluğuna alışılır mı, onu da bilmiyorum ama alışmak da istemiyorum. Bilmiyorum yani hala kapıdan girip "Bir tasa mı var hayırdır?" diye sormasını bekliyorum. Ona kocaman sarılıp sakallarıyla oynamak  istiyorum. Özlüyorum. Üzülüyorum. Ama hayat öyle bir şey ki acıya alışmak en fazla 1 gün sürüyor sonra acı tanıdık acı oluyor. Kocaman bir eksiklik boşluk oluyor hayatta ama yine de nefes alıp vermeye, yemek yemeye uyumaya, devam ediyoruz. Çok garip.
          Ama tek tesellimiz çoook güzel bir hayat geçirmiş olması. Evet yaşamında bir çok sıkıntı çekti ama bunlarla o kadar iyi başa çıkabilmiş ki. Bu sıkıntıların arasında da ne yemek istiyorsa onu yemiş nereye gitmek istiyorsa oraya gitmiş. Ailesiyle bol bol vakit geçirmiş.
Sadece 4 dişi vardı ama hiç protez diş takmadı ve o dört dişiyle de her şeyi ağzının tadıyla yedi. Haylaz bir çocuk, bilge bir akıl hocasıydı. Beni annemle babam işe gittiğinde dedem ve anneannem büyüttü. Dedemin elinden tutup gezdiğimi, bana masallar anlatmasını, şapkasını kafama geçirip de keh keh gülmesini çok özledim. Ama biliyorum ve de umuyorum ki Allah onun için en güzel cennet köşesini ayırdı. Uzaktan bizi izliyor, hep bizimle beraber. İnşallah böyledir. 

Allah mekanını cennet etsin dedeciğim...
Hep yanımızdasın, hissediyorum hala güç veriyorsun bize.


11 Eylül 2014 Perşembe

Kim Kyu Jong'un Albüm Dönüşü İçin Dev Proje

Geçen gün sevgili Bellalice bana bir mesaj göndermiş. Bu proje için desteğimi istemiş ve bunu sizlere de duyurmamı istemiş tabi ki de onu kırmadım ve işte spor dönüşü olsa da karın kaslarım fena halde yıpranmış olsa da şu an oturduğum yerde dahi nefes alırken zorlansam da bu yazıya zaman ayırdım.



Onun Facebook'ta katıldığı bir grup varmış oradan daha detaylı bilgi aldım ve oradaki yazıyı aynen paylaşıyorum :

Dostlar Etkinlik Açıklamasını Tüm Detaylarıyla Okuyun. Her Şey Burda Yazıyor. Ve Etkinliği Günlük Profil Ve Sayfalarınızda Paylaşın Çok Fazla İnsana ve Paraya İhtiyaç Var

Şimdi Kyu Jong eylül veya ekim gibi bir albüm yayınlayacak. Biz de hem onu destek için hem de şirketin adam gibi yapamadığı promosyonunu yapmak için bir proje yapıyoruz. Ne mi yapacağız? Sizlerde üzerinde isminizin ve ülkenizin yazdığı fotoğraflar toplayacağız. Bu fotoğraflarda en az bir insan olmalı. Ve Kyu Jong için destek mesajları yazmalısınız. Kartonlara, yere vs hayal gücünüze kalmış artık nereye yazarsanız :D Mesajlarınız ingilizce veya korece olacak. Eğer ingilizce veya korece yazamazsanız hemen bize söyleyin biz mesajınzı çeviririz ;) Sizden ve diğer dünya ülkelerinden gelen fotoğraflarla ve Kyu Jong'un bebekliğinden şu ana kadar olan fotoğraf ve videolarıyla vir video yapacağız. Video ikiye ayrılacak. Aynı anda bir tarafta Kyu Jong'un hikayesi oynarken diğer tarafta fan fotoğraflarının olduğu video oynayacak. Ve bu video büyük reklam kamyonları üzerinde bir hafta boyunca tüm seulde gezerek oynatılacak. Tüm gün sadece bizim videomuz. Şİmdi 120, 200 ve 300 inç ekranlı olmak üzere 3 çeşit kamyon var. 300 inç çok pahalı. 120 inç olan 3500 dolar yani yaklaşık yedi buçuk milyar. 200 inç olanın tanesi 5500 dolar yani onbir buçuk milyarı geçiyor. Ama biz iki tane kamyon tutmayı düşünüyoruz. Çünkü sadece biz değil bir çok ülke para gönderecek bu etkinliğe. Reklam şirketine indirim yapmasını söylediğimizde 2 tane 200 inç ekranlı kamyonu 11000 dolar yerine 10000 dolar yaparım dedi. Yani yaklaşık 23 buçuk milyar yerine 21 milyar küsur oluyor. Bu para tüm dünya TripleSleri tarafından toplanır diğer ülkeler hemen kabul ettiler sizin de gözünüz korkmasın :D Biliyorsunuz Han nehri Seulü ikiye bölüyor. Kamyonlardan biri Seulün bir tarafında diğeri diğer tarafta dolanacak tüm gün. Zaten seul avuç kadar yer olduğu için ve kamyon tüm gün bir hafta boyunca dolanacağı için üyeler dahil örmeyen kimse kalmayacak :D Zaten gangnam bölgesinde dolanacak kamyon sabah ilk yarım saat B2mnin önünde olacak ondan sonra şehri dolanmaya başlayacak :D Nu Kyu Jong için büyük bir sürpriz olacak ve mutluluktan ağlayacak. Şimdi gelelim etkinlik şartlarına ;)

1) Soracağınız soruları sayfaya mesaj atmayın etkinlik duvarına yazınki her kes görüp bilgi almış olsun

2) Göndereceğiniz fotoğrafın HD olmasına dikkat edin HD olmasa bile en az 639 × 480 piksel boyutuunda olmalı. Yoksa video dev ekranlarda oynatılacağı için fotoğrafınız video kalitesini düşürür ;)

3) Fotoğrafınızda kesinlikle bir insan olmalı bu siz de olabilirsiniz çevrenizden biri de olabilir veya yoldan geçen birinin eline de bir destek mesajı yazan karton u tutuşturup fotoğrafını çekebilirsiniz :D Binlerce fotoğrafın arasında projeyi yapan türklerin fotoğrafı kaybolursa ezikliğin dibi olur :/

4) Etkinlik tarihini 10 etlül olarak ayarlıyoruz ama bu tarih Kyu Jong'un durumuna göre kısalabilir de uzayabilir de bu yüzden hem fotoğraflarınızı hem de paracıklarınızı göndermek için acele edin ;)

5) Etkinlik süresi bir buçuk ayı geçeceği için bir kere para gönderen durumu müsaitse tekrar gönderebilir :D

6) 501 mektup toplayamadık ama 501 fotoğraf toplarsak diğer ülkeler yanında ezilmemiş oluruz ve aynı şey para için de geçerli ;) Çıkın sokağa önünüze gelenin ellerine farklı kartonlar verin çekin ;)

7) Paralarınızı bu hesaba yatıracaksınız ;)
0729-47728218-5004
Ziraat Bankası
isim: Zehra A.

Parayı atmlerden ücretsiz olarak yatırabilirsiniz. Yaş sınırı yok ;)

Bu arada grubun linki de burada:
https://www.facebook.com/events/816911968334070/?ref_dashboard_filter=upcoming

Bu da etkinlik için düzenlenmiş kaç kişinin gelebileceğini ölçen bir anket bunun da linkini paylaşayım:
http://www.surveey.com/SurveyStart.aspx?lang=1&surv=av992detasfnzit1p31i3q76ozhl12ph#.U_zCErEptCE.facebook

İşte böyle eğer destek vermek isteyen varsa bunlara bir göz atsın derim daha da detaylı bilgi istiyorsanız ona bir uğrayın eminim ki o size yardımcı olacaktır :))
http://carmentablack.blogspot.com.tr/


8 Eylül 2014 Pazartesi

MİM:Random Play

Uzuuuun bir süre önce Saydam Mürekkep tarafından mimlendim. Ama araya İzmir tatili ve daha bir çok şey girdi maalesef yayımlayamadım ama bu bir kaç gün içinde kalan mimleri de yayınlayıp yeniden sınav maratonuna başlayacağım.

Neyse hadi başlayalım.

Bu mim nasıl bir mim? şöyle bir mim
Şimdi müzik listemizi başlatıyoruz. Bu sırada da sorularımıza cevap vermeye başlıyoruz ama cevapları biz vermiyoruz şarkılar veriyor. Yani rastgele açtığımız şarkılar soruların yanıtları oluyor. Anlatamadım ben ama siz anladınız :))


Bu mim için Barış Manço listemi ortaya koyuyorum :)
Hadi buyrun;

NOT:Saydam mürekkep uyarmasa eksik bir mim olarak kalacaktı. ama artık tamam bir mim :)

 1.Biri iyi misin diye sorarsa cevabın?


Al Beni

"İyi gibiyim, sen?" derdim :)

2.Kendini nasıl tanımlarsın?


Zalim Sultan

Zalim olabilirim ama yeri geldiğinde :)
Ama onun haricinde her daim kış olsun diyen, kalın kazak, sıcak çay, karlı hava seven, kolay güvenmeyen, zor seven ama sevince ve güvenince de vazgeçmeyen, resmi olarak 18 ama duygusal olarak sadece 8 yaşında, kendi halinde sevimli(cadı) bir kızım ;)

3.Bir erkekte / kadında hoşlandığın şey nedir?


Ali Yazar Veli Bozar

Azıcık sahiplenici ama bolca güvenen ve güven veren vıcık olmamak koşuluyla romantik :)

4.Bugün nasıl hissediyorsun?

                                               Eğri Büğrü
 Ahmet Beyin Ceketi çıkmıştı aslında ama onun videosunu koyamadım sonraki parça da bu geldi.

Sıkılmış ve evde oturmaktan yorulmuş :)

5.Yaşam amacın ne?


İşte Hendek İşte Deve

KARİYER :)

6.Motton nedir?

Hapşuu!/ Nane Limon Kabuğu

Bu şarkısını da çok severim. Özellikle Japon konserini koydum bu yazıya çünkü çok keyifli bir video. Bunu sizinle paylaşmak istedim :)
Saydam mürekkep'in dediğne göre MOTTO slogan demekmiş. benim sloganım galiba gerçekten de Nane Limon Kabuğu çünkü her zaman dilimdedir bu şarkı :)

Onun haricinde de "amaaaan salla gitsin!" :)

7.Arkadaşların senin hakkında ne düşünür?

Yolla Yarim Tez Yolla

Yıllıkta E.ciğim "grubumuzun eli sopalı annesi" demişti Minik Çılgın'cığım da "Pofuduk aramızdaki en normal kişisin" dedi :)

8.Ailen senin hakkında ne düşünür?

Kol Düğmeleri

Evin en küçüğü ve şımarığı olduğumdan olsa gerek "CADI" :)

9.En çok düşündüğün şey nedir?


Aynalı Kemer

Gelecek :(

10. 2+2? 


Unutamadım

Sence? :)

11.En iyi arkadaşın hakkında ne düşünüyorsun?

                                     
                                                         Kezban :)
Kesinlikle böyle düşünmüyorum kesinlikleee! Tamamen raslantısal bir şey hiç bir gerçekliği yok! Aslında değiştirecektim ama zaten absürt şeylerin gelmesi muhtemel bir mim olduğundan bozmak istemedim.

Hangisinden bahsedeyim? gerçi hepsi de aynı :)
Çılgın Çatlak Muzip :) 

12.Hayat hikayen nedir?

Hal Hal

96 yılının nisan 25'inde doğdum. İlk 6 yıl Ankara'da, sonraki 6 yıl Muğla'da, şu anda da Ankara'da nefes almaya devam ediyorum. Ee tabi bu 18 yıl içinde bir çok sınava girdim, bir çok film izledim, bir çok kitap okudum, bol bol güldüm, çokca ağladım, bir çok insanla tanıştım  :)

13.Büyüyünce ne olmak istiyorsun?

Ben Bilirim

Ooov şu sıralar en çok dertlendiğim konu. Ama şimdilik akademik kariyer istiyorum ama durum ne getirecek bilinmez tabi :)

14.Hoşlandığın insanı görünce ne düşünürdün?

                                      
                                              Domates Biber Patlıcan! :D

Bilmem, herhalde "ne yapsam" "nasıl davransam" "merhaba desem mi?"... diye düşünürdüm :)

15.Düğününde hangi şarkı ile dans edeceksin?

Nazar Eyle :)
Dans edilecek bir şarkı değil ama olur valla çok severim zaten bu şarkıyı da :)

16.Cenazende ne çalacak? (tövbe estağfurullah tövbe tövbe)

Dönence


O_O

17.Hobin ilgi alanın nedir?

Sarı Çizmeli Mehmet Ağa 

Kitap Film Kırtasiye alışverişi :)

18.En büyük korkun nedir?

Can Bedenden Çıkmayınca

Yalan.

19.En büyük sırrın nedir?

Anlıyorsun Değil Mi?

Söylemem :)

20.Şu an ne istiyorsun?


Benden Öte Benden Ziyade

Hayırlısını :)

21.Arkadaşların hakkında ne düşünüyorsun?

Bal Böceği :)
7den 77ye ben 2 yaşındayken yayınlanan bir programdır. Abim tam bir Barış Manço hayranı olduğundan sık sık konusu geçerdi ben çocukken. Ben de tekrarlarını buldukça tüm aileyi toplarım ve beraberce izleriz bayıla bayıla.

Bkz: soru 11

İşte bir mim de böylece bittiiii :)
Çok keyif aldığım bir mimdi ve beni unutmadığı için de Saydam Mürekkep'e çoook ama çooook teşekkür ederim tekrar. :)))